TÜBİTAK Sanayi Ar-Ge programları, doğru hazırlanmış bir başvuru için ciddi bir destek imkânı. Yanlış hazırlanmış bir başvuru ise — fikrin gücüne bakmaksızın — masada uzun süre kalmıyor.

Hakem olarak değerlendirdiğimiz proje önerilerinde aynı 7 hatayı tekrar tekrar gördük. Bu hatalar sadece zayıf projelerde değil; teknik fikri sağlam, ekibi yetkin, ama başvuruyu yanlış kurmuş firmalarda da çıkıyor. Yani çoğu zaman sorun proje değil; projenin değerlendiriciye nasıl sunulduğu.

Aşağıda, başvurunuzu göndermeden önce kontrol etmeniz gereken 7 noktayı hakem perspektifinden açıklıyoruz. Yazının sonunda, 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm çağrısına başvuranlar için ek bir bölüm bulacaksınız.

120+ Yönetilen Proje
TÜBİTAK Hakem Deneyimi
€35.5M+ Yönetilen Teşvik
Dr. + M.Sc. ODTÜ Makine

1. Çağrıya uygunluk: doğru Ar-Ge konusunu seçmemek

Her TÜBİTAK çağrısının arkasında bir öncelikli Ar-Ge ve yenilik konuları listesi var. Firmalar bu listeden projeleriyle gerçekten örtüşeni değil, "iyi durur" diye düşündüklerini seçiyor.

Hakem ilk filtrede bu yanlış eşleşmeyi yakalıyor. Çünkü proje önerisinin ilk paragrafları çağrı metnindeki başlık üzerinden okunuyor. Yanlış başlık seçildiğinde, sonraki bütün anlatı boşlukta kalıyor.

Ne yapmalı

Çağrı metnindeki konu listesinden, proje çıktınızı kelime kelime test edin. Eğer "kısmen uyumlu" demek zorunda kalıyorsanız, ya konuyu değiştirin ya da projenin sunumunu yeniden çerçeveleyin. "Kısmen uyumlu" hakem dilinde "uyumsuz" demektir.

2. Ar-Ge ile satın-al-monte-et arasındaki sınırı kaybetmek

"Komponentler tedarik edilecek, sisteme entegre edilecek, sahada test edilecek" — bu cümle tek başına Ar-Ge değil. Bu, mühendislik uygulamasıdır.

Çağrılar Ar-Ge istiyor. Yani tasarım, analiz, doğrulama firma bünyesinde olmalı. Tedarikçiden alınan hazır komponentleri entegre etmek, akademik danışmana yaptırılan analizler, üniversiteden alınan tasarım hizmetleri — bunlar projeyi destekleyebilir, ama projenin Ar-Ge omurgası firmanın içinde olmalı.

Hakem proje önerisinde şu soruyu soruyor: "Bu projeyi firma kendi içinde yapmasa, kimden alabilir?" Cevap kolaysa, projenin Ar-Ge içeriği tartışmalı demektir.

Sahadan tüyo #1

Her iş paketinde firmanın özgün katkısını somut faaliyet olarak belirtin. "X komponenti tedarik edilecek" yerine "X komponentinin tedarik şartnamesi firma tarafından hazırlanacak, gelen ürün firma içi test düzeneğinde Y kriterlerine göre doğrulanacak." Bu tek cümle, iş paketinin Ar-Ge niteliğini doğrudan değiştirir.

3. THS seviyesi atlaması: kanıtsız sıçrayışlar

THS (Teknoloji Hazırlık Seviyesi) çoğu çağrı için 5'ten başlayıp 9'a (ticarileşmiş ürün) çıkmayı hedefliyor. Firmaların büyük bölümü "THS 5 → THS 9" yazıyor, ama THS 9'a varmak için gereken adımları belirtmiyor.

THS 9 demek; sadece prototip çalışıyor değil, bakım planı var, satış sonrası tasarımı yapıldı, seri üretime hazır, sertifikasyon süreçleri tamamlandı demek. Eğer iş paketleriniz sadece prototip geliştirmeyi kapsıyorsa, hakem THS sonunu 7 veya 8'e düşürüyor — ve bu sizin ticarileşme iddianızı zayıflatıyor.

Ne yapmalı

Her THS sıçraması için somut çıktı tanımlayın. THS 7'den 8'e geçişte hangi sertifikasyon, hangi doğrulama testleri, hangi pilot uygulama yapılacak? THS 9'a varmak için üretime yönelik tasarım ve geliştirme faaliyetleri planlanmış mı?

4. Hesap çelişkileri: form ile sunum arasında farklı rakamlar

Proje önerisinin farklı yerlerinde farklı rakamlar görmek, hakemin güvenini en hızlı sarsan şey. Operasyon süresi formda 7 saat, sunumda 9 saat. Tasarruf bir yerde %10, başka yerde %35. Yatırım tutarı bütçe tablosunda farklı, anlatım bölümünde farklı.

Bu tutarsızlıklar genellikle proje önerisinin farklı kişiler tarafından farklı zamanlarda yazılmasından kaynaklanıyor. Hakem ise tek bir belge okuyormuş gibi davranmak zorunda — ve çelişkili rakamlar gördüğünde "bu firma kendi sayılarına hâkim değil" notunu düşüyor.

Bir başka tipik hata: tasarruf hesabını yaparken kullanılan varsayımları belirtmemek. "%15 enerji tasarrufu sağlanacak" cümlesi, hangi referans senaryoya göre hesaplandığı belirtilmediğinde havada kalıyor.

Sahadan tüyo #2

Başvuruyu sunmadan önce tek bir hesap defteri oluşturun. Form, sunum, ekler, mali tablo — hepsi aynı sayılarla konuşmalı. Tasarruf hesaplarınızı dipnotlarda varsayımlarıyla birlikte gösterin: "Hesaplama 50.000 m³ kapalı alan için X verim, Y debi varsayımıyla yapılmıştır." Bu disiplin, hakemin güvenini doğrudan inşa eder.

5. Rakip ve pazar iddiaları kaynaksız

"Dünyada tek firmayız." "Türkiye'de bu teknolojinin ilk uygulaması olacak." "Pazar büyüklüğü 600.000 ton/yıl." Bu cümleler proje önerilerinde çok sık çıkıyor — ve neredeyse hiçbiri kaynaklandırılmıyor.

Hakem pazar büyüklüğü için rapor referansı, rakip için ürün URL'si, fiyat için somut belge (ön talep belgesi, listeleme, e-posta) arıyor. Yoksa cümle "iddia, kanıt yok" olarak değerlendirilmeye düşüyor.

Aynı şekilde "ihracat potansiyeli yüksek" demek yetmiyor. Hangi ülkeye? Hangi müşteri profili? Hangi rakibin yerini alacak? Bu sorulara cevap verilmediğinde, ticarileşme iddiası inandırıcılığını kaybediyor.

Ne yapmalı

Her pazar/rakip iddiası için en az bir doğrulanabilir kaynak ekleyin. Rakip firmanın web sitesi, ürün katalogu, satış bedeli, müşteri yazışması — somut belge ne kadar fazlaysa hakem güveni o kadar artıyor.

Hakemin güveni, başvurudaki tek bir tutarsızlıkla saniyeler içinde kayboluyor — ve geri kazanılamıyor.

6. İş paketleri yüzeysel: "tasarım yapılacak, test yapılacak"

İş paketi başlığı "Sistem Tasarımı" yazıyor, içerik şunu söylüyor: "Sistem tasarımı yapılacak, alt komponentler belirlenecek, gereksinimler tanımlanacak." Bu, başlığın açılımı, içeriği değil.

Hakem iş paketinde şunları arıyor:

  • Spesifik tasarım çıktıları: CAD modeli, simülasyon raporu, devre şeması.
  • Hangi analizler yapılacak: sonlu elemanlar, HAD/CFD, gerilim analizi.
  • Test başarı kriterleri: Hangi testler hangi sayısal kriterle başarılı sayılacak?
  • Kilometre taşı: Bu iş paketinin başarısı nasıl ölçülecek?

Bunlar yoksa iş paketi "doldurma" olarak okunuyor. Üstelik içerik aynı olan iki iş paketi varsa (örneğin "alt sistem üretimi" ve "alt sistem entegrasyonu" iç içe geçmişse), hakem efor ve süre kesintisi öneriyor — yani bütçeniz düşüyor.

Ne yapmalı

Her iş paketinde 4 soruya cevap verin: ne üretilecek, hangi yöntemle, hangi başarı kriteriyle, hangi kilometre taşıyla biter. Mükerrer iş paketlerini birleştirin; ayırdığınızda da farkı net yazın.

7. Akademik danışman: ismi var, kapsamı yok

"Falanca Üniversitesi'nden Prof. Dr. X'ten bilimsel danışmanlık alınacaktır." Bu cümle tek başına neredeyse hiç puan getirmiyor.

Hakem akademik danışmanlık için şunlara bakıyor:

  • Danışman hangi spesifik konuda destek verecek?
  • Kaç saat veya kaç ay süreyle çalışacak?
  • Çıktısı ne olacak (rapor, analiz, tasarım, doğrulama)?
  • Ön sözleşme veya niyet mektubu var mı?

İsim koymak, üniversiteyle bağlantı kurduğunuzu göstermek için yeterli değil. Aksine, içeriği boş bir danışmanlık beyanı, projeyi güçlendirmek bir yana, "firma kendi yetkinliğine güvenmiyor, ama danışmanlığı da somutlaştıramamış" izlenimi bırakabiliyor.

Sahadan tüyo #3

Akademik danışman için somut bir görev tanımı yazın. Tercihen ön sözleşme veya niyet mektubu ekleyin. Danışmanın hangi iş paketinde, hangi çıktıyla görev alacağını iş-zaman planında gösterin. Bu üç adım, "isim" düzeyinde kalan bir beyanı puan getiren bir işbirliğine dönüştürür.

1832 Yeşil Dönüşüm'e Özel Üç Tuzak

1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm çağrısının kendine özgü değerlendirme kriterleri var. Yukarıdaki 7 hataya ek olarak, bu çağrıya başvuranların özellikle dikkat etmesi gereken üç nokta var:

Yeşil Dönüşüm Göstergesi (YDG) ile proje çıktısı arasındaki tutarsızlık

Örneğin YDG1 "üretim birimi başına elektrik tüketiminde azalma" diyor. Eğer projeniz sistemin elektrik kaynağını değiştiriyor (şebeke yerine güneş paneli) ama tüketim miktarını değiştirmiyorsa, bu YDG1 kapsamına alınamaz. Hakem bu uyumsuzluğu doğrudan yakalıyor.

Çağrı metnindeki resmi Yeşil Mutabakat konularıyla eşleşmeme

"Türkiye Yeşil Sanayi Projesi Ar-Ge ve Yenilik Konuları" listesi var. Projenizin "yeşil" olması yetmiyor; bu listedeki başlıklardan biriyle birebir eşleşmesi gerekiyor. "Kısmen uyumlu" buradaki riski artırıyor.

YDG ölçüm yönteminin belirtilmemesi

Sadece "%30 enerji tasarrufu sağlanacak" yetmiyor. Proje sonunda bu hedefin başarıldığı nasıl kanıtlanacak? Hangi ölçüm, hangi referans, hangi sistematik karşılaştırma kullanılacak? YDG'nin proje sonunda doğrulanabilir olması, hakem değerlendirmesinin temel kriteri.

En Sık Yapılan 5 Hatanın Özeti

Yukarıdaki 7 başlığın altında çoğu projede tekrar gördüğümüz tipik hatalar:

  1. Çağrı konusu ile proje çıktısı arasında yapısal uyumsuzluk. "Kısmen uyumlu" cümlesini kuruyorsanız, başvurunuzun ilk filtreye takılma olasılığı yüksektir.
  2. Ar-Ge omurgasının dışarıda kalması. Tasarım, analiz ve doğrulamanın büyük bölümü tedarikçi veya üniversitedeyse, firmanın özgün katkısı tartışmalı hale gelir.
  3. Form ile sunum arasında çelişen rakamlar. Operasyon süresi, tasarruf oranı, yatırım tutarı, ihracat hedefi — hangi belgede ne yazıyor uyumsuzsa, hakem güveni anında zedelenir.
  4. Kaynaksız pazar ve rakip iddiaları. "Dünyada tek firmayız" cümlesi URL, fiyat veya yazışmayla desteklenmediğinde değerlendirilebilir bir veri değil, sadece bir niyet beyanıdır.
  5. İçeriği boş iş paketleri ve isimden ibaret akademik danışmanlık. Her iş paketi "ne, nasıl, hangi kriterle, hangi kilometre taşıyla" sorularına cevap vermeli; danışman için somut görev tanımı ve tercihen niyet mektubu olmalı.

Sonuç

Bu 7 hatadan birini bile başvurunuzdan çıkardığınızda, hakemin "destekleyici" tavrı belirgin biçimde değişiyor. Hepsini birden çıkarırsanız, projenizin değerlendirilme biçimi tamamen farklılaşıyor.

Başvuru süreci dar zamanda yapılan bir iş değil. Hakem masasında "iyi proje, kötü sunum" notuyla geri dönen başvuru, çoğu zaman aynı projenin baştan yazılması demek. Erkenden ve doğru şekilde hazırlanan başvuru, hem desteklenme ihtimalini artırır hem de süre/bütçe kesintilerini azaltır.